|
EDİRNE
Tarihi
Edirne’nin en eski halkı, Traklar soyundan Odrisler’in yörede,
Meriç ve Tunca ırmaklarının birleştiği bugünkü Edirne’nin bulunduğu
yerde bir kent kurdukları bilinmektedir.
Odrisler’den sonra yöreye egemen olan Makedonyalılar Dönemi’nde kent,
büyük bir olasılıkla Odris ya da Odrisia adının değişmesi sonucu,
Orestia/Orestas olarak anılmaya başlanmıştır.
İS II. yy’ da Roma İmparatoru Hadrianus, (117–138) Orestia Kasabası’nın
stratejik önemi nedeniyle buraya kent statüsü verdi ve kendi adını
koydu. Böylece, Roma Dönemi’nde kent Hadrianopolis
(/Hadrianupolis/Adrianupolis/Adrianopolis adlarıyla anıldı. Adrianopolis
zamanla Adrianople/Adrianopel olarak değişti.
Osmanlı dönemi başlarında Edrinus/Edrune/Edrinabolu/Endriye diye anıldı.
1476’da yazılan Aşıkpaşazade Tarihi’nde kentin adı Edrene olarak geçer.
XVI. yy başlarında kentin Edirne olarak adlandırıldığı görülür. Edirne
1361 yılında I.Murat tarafından fethedilmiş ve İstanbul’un alınışına
kadar 92 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin başkenti olmuştur.
Tarihinde çeşitli unvanları hak etmiştir. Edirne, mutluluk dönemlerinde
"Der-i Saadet" (Mutluluk Kapısı) bir "Şenlikler Şehri" dır. II.
Murat'tan IV. Mehmet'e kadar zafer kutlamaları, sünnet şenlikleri, II.
Mehmet’in evlilik törenleri "İstanbul'u kıskandıracak kadar" olurdu.
Edirne tâbii ki her dönemde hatırlarda bir "Der-i Saadet" olarak
kalmadı. Bu "Serhat Şehri" Evliya Çelebi'nin sözleriyle "Bir İslâm
Duvan" tarihinde birçok kez felâketle de tanıştı. En fazlada kuşatma ve
işgallerden bunaldı. Şenlikleriyle "Mutluluk Kapısı" olarak hatırlanan
Edirne'nin yanına "Daima bağrı yanık olan Edirne'yi de koymak gerekir.
Edirne her zaman kültür olaylarının yoğun yaşandığı bir kent olmuştur.
Mimarî yenilikler bu kentin yapılarıyla gelmiştir. Hat ve süsleme
sanatının en güzel örnekleri burada verilmiştir. Çok sayıda medresesi
yoğun tartışmalara tanık olmuştur. Tıp tarihine geçen ilk uygulamalar
burada başlamıştır.
Kimliğini asıl Osmanlı döneminde bulan ve imparatorluğun ikinci kenti
olan Edirne, kültürel mirasımızın en yoğun hissedildiği bir kenttir.
Edime, camileri, çarşıları, köprüleri, tarihi evleriyle ve özellikle de
Muhteşem Selimiye ile ülkemize gelenleri ilk karşılayan ve bir sınır
kenti olma özelliğini en iyi yansıtan kentimizdir.
|